Sitene Ekle
Finans
Spor
Video
Magazin
Erkek
Kadın
Sinema
Sağlık
İlginç Haberler
Teknoloji
Şehir Fırsatları
Yurt Haber > Makale > Elif Kavruk > Çağımızın ve çoğumuzun hastalığı “güven”
Bu makale 2,784 kişi tarafından okundu.

Çağımızın ve çoğumuzun hastalığı “güven”

Elif Kavruk Yazar: Elif Kavruk

Güven kelimesi büyüyen, gelişen, sosyal psikolojik olarak değişime açık olan toplumumuzda son 20. yy’da kendini çok fazla göstermeye başlamıştır. Özellikle, insanların beklentilerinin değişmesi, yaşam amaçlarındaki farklılaşmalar güven konusunu etkilemiştir. Güven aslında sevgi-saygı-sadakat üçgenidir. İlk bakıldığında sadece sadakat olarak gelebilir aklımıza ama sevgi ve saygı olmadan da bir bütünlük sağlanamaz. Sevildiğinizi bilmek, size saygı duyulduğunu bilmek ve buna koşulsuz inanmak her açıdan bir bağlılıktır.

Güven nedir?..Sıkıntıya düştüğünde sığınmak için bir liman, yıkıldığın zamanlarda dayandığın onurlu bir çınar, zor anlarında sana sarılan derman, ben miyim dediğinde kendine verdiğin bir cevaptır belki de!...Her zaman karşılığı olumsuz olmamalıdır, ama herşeyide yaşamak zorundayız bu hayatta. Ağır bir yük gibidir, başkalarına sunarken hassas bir terazi kefesidir. Şu an yaşadığımız toplumda, çevremizde en çok gözlemlediğimiz bir davranıştır, güvensizlik!...En sık duyduğumuz sözdür; “sen, sen ol kimseye güvenme” hayır efendim ne kadar yanlış bir tutumdur bu. Aksine özellikle şu dönemde millet olarak birbirimize destek olmak zorundayız. Eskiden nasıldı yaşanılan çevre, bizler bu hale getirmedik mi?..Lakin düzeltmek yine bizlerin elindedir. Örneğin; Babalar çocuklarını havaya hoplatır, çocuk gülmekten bayılır yere düşeceği hiç aklına bile gelmez. Çünkü babaları onları tutacaktır bunu bilirler, işte budur “güven”…

Şunu unutmayalım bizler güzel düşünüp, karşımızda ki insanın güvenimizi sarsmayacağını düşünüyorsak, ona gerçekten güveniyoruzdur. Eğer o insan güvenimizi zedeliyorsa o kişi aslında kendisine zarar vermiş olur. Çünkü biz o kişinin güvenimizi sarsacak hareketini görmesek bile onu iyi biliyoruz ya o bizim büyüklüğümüzdür. Zaten hayatta güzel yada çirkin, doğru yada yanlış diye bildiğimiz şeylerin aslını bile görmeden göçüp gideceğiz belki de kimbilir!.. Onun için temelde güven, insanın kendine olan özgüveni ile başlar. Zamanla şekillenir ve çevresine yansır. Kısacası kimseye güvenmeyen insana güvenilmez demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama sanırım doğru bir tespit. Yazımı gazetede bir köşe yazısında okuduğum ve çok beğendiğim bir söz ile bitirmek istiyorum.

“Hani bir söz vardı eskilerde,

Bir fincan kahvenin hatırı,

Kırk yıl kalırdı gönüllerde!..

Ne tuhaf oldu insanlar,

Herkes hesaba daldı.

Kahve yalnız fincanda,

Hatır cüzdan da kaldı!...”

Copyright © yurthaber.mynet.com İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir.

MYNET A.Ş. kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. www.yurthaber.mynet.com kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir.



TAKİP ET
MOBİL'DE MYNET
Türkiye'nin en çok ziyaret edilen yurt ve yerel haberler sitesi mynet haber'de, son dakika yurt haberleri ve en güncel yerel haber sizlerle.
İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir