Son dakika :

Sitene Ekle
Finans
Spor
Video
Magazin
Erkek
Kadın
Sinema
Sağlık
İlginç Haberler
Teknoloji
Yazarlar
Şehir Fırsatları
Yurt Haber > Makale > Oya Tekin > İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Nazım’a ayıbı
Bu makale 1,467 kişi tarafından okundu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Nazım’a ayıbı

Nazım Hikmet’in 49. Ölüm yıldönümü dolayısıyla geçtiğimiz hafta çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini biliyoruz.

Bu etkinliklerden birini de Merkezi İzmir de bulunan ve 25 ülke temsilciliğini üstlenen Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği yapmak istemiş.

Birliğin iddiasına göre Nazım Hikmet’in 49. ölüm yıldönümü dolayısıyla anma programı düzenlemişler ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kendilerine bu anma programının yapılmasına izin verilmemiş.

Bunun üzerine Nazım Hikmet’in heykeli önünde toplanan Aktivistler, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve kültür sanattan sorumlu birim yöneticilerini protesto etmişler.

Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Kurucu Başkanı Ümit Yaşar Işıkhan’ın burada yaptığı konuşmanın basına yansıyan bölümü ise aynen şöyle.

“Ülkesine sevdasıyla, fikir kavgasıyla, aşklarıyla uluslararası arenada mazlum halkların direniş sembolü haline gelmiş, eserleriyle de Türk dünyasının onuru, yüz akımız Nazım Hikmet’in, 49. ölüm yıldönümü nedeniyle Moskova temsilciliğimiz tarafından mezarı başında anıldığı bir günde kendi ülkemizde, sosyal demokrat bir kentte anma taleplerinin, sosyal demokrat olduğunu iddia eden İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesi ve görevlilerce engellenmeye çalışılmasını sanata, sanatçıya, Nazım Hikmet’e saldırı olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşımı, CHP’li bir belediye başkanına yakıştırmadık.”

Nazım Hikmet’in kimsenin tapulu malı olmadığını, belediye tarafından yapılan popülist ve içi boş anma programlarıyla evrensel boyutlara taşınamayacağını söyleyen Işıkhan, “Ulusal onurumuz olan dünya şairimizin duygu ve düşüncelerinin içini boşaltmalarına izin vermeyeceğiz. Belediye yönetimini halka teşhir ediyoruz. Nazım Hikmet adını taşıyan üniversite, mücadelesinin ana temalar çerçevesinde kürsüler oluşturularak geleceğe aktarılması ve uluslararası çalıştaylar ve yayınlarla anılması gerekirken dünya şairimizin kokteyllerde meze yapılmasını kınıyoruz. Belediye Başkanı’nın özür dilemesini ve birim amirleri hakkında gereken işlemi yapmasını bekliyoruz.”

Birliğin iddiası doğruysa -ki bana göre doğrudur- ancak ben birlik gibi bu yaklaşımı belediyeye yakıştırmıyor değil tam da CHP’li bir yaklaşıma uygun buluyorum. Neden mi?

Nazım Hikmet’in yargılandığı tarihe bakalım. CHP’nin iktidarda olduğu dönem değil midir?

Yargılanmasını kim istemiştir?

Mareşal Fevzi Çakmak.

Atatürk’ten sonraki ikinci Başbakan.

Nazım’ın Atatürk’e yazdığı mektubu bilmeyeniz yoktur. Bilenlere hatırlatmak, bilmeyenlerin de bilmesini sağlamak için yeniden yazayım.

Nazım’dan Türk Ordusunu isyana teşvikten 15 yıla mahkûm edildiği ceza evinde Atatürk’e bir mektup yazılması istenir. Önce kabul etmez bunu. Ama sonra yazar bu mektubu.

Mektup hiçbir zaman Atatürk’ün eline geçmez. Çünkü dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya aracılığı ile Atatürk’e sunulacak olan mektup Şükrü Kaya’nın elinde tutulur verilmez. Şükrü Kaya’da Nazım’ın yargılanmasını isteyen Fevzi Çakmak gibi düşünmektedir çünkü.

Nazım yargılanmalı yok edilmelidir bu düşünceye göre.

Yeri gelmişken Ata’ya yazılan o mektubu da vereyim.

İşte o mektup.

“Cumhurreisi Atatürk’ün yüksek katına.

Türk ordusunu “isyana teşvik” ettim iddiası ile “15 yıl ağır hapis cezası” giydim. Şimdi de “Türk donanmasını isyana teşvik etmekle” töhmetlendiriliyorum.

Türk inkılâbını ve senin yaptığın ileri her dev hamleni anlayabilecek bir kafam, yurdunu seven bir yüreğim var. Askeri isyana teşvik etmedim. Yurdum ve inkılâpçı senin karşında alnım açıktır.

Yüksek askeri makamlar, devlet ve adalet, küçük bürokrat, gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.

Askeri isyana teşvik etmedim.

Senin eserin ve sana aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. Sırtıma yüklenen ve yükletilebilecek hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirdim. Büyük işlerin arasında seni bir Türk şairinin felâketi ile alâkalandırmak istemezdim. Bağışla beni! Seni biran kendimle meşgul ettimse, alnıma vurulmak istenen bu “inkılâp askerini isyana teşvik” damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır. Başvurabileceğim en inkılâpçı baş sensin!..

Kemalizm ve senden adalet istiyorum. Türk inkılâbı ve senin başına ant içerim ki suçsuzum…”

Nazım Hikmet Ran

Bu mektup Atatürk’ün eline geçmese de çok sonraları dayısı Ali Fuat Cebesoy tarafından Atatürk bilgilendirilmiştir. Hasta yatağında bu konuyu konuşan Ali Fuat Cebasoy’a Atatürk’ün cevabı aynen şu şekildedir. “Görüyorsun ne durumdayım. Mareşal’i darıltmadan siz bir çözüm bulun”

Yani, Atatürk hastaydı, yataktaydı. Mektup ona teslim edilmedi. İçişleri bakanı Şükrü Kaya mektubu elinde tuttu. Bunu Atatürk’ün hastalığı bahanesiyle ama asıl olarak Fevzi Çakmak gibi düşündüğü ve Nazım Hikmet’in ceza almasını istediği için yaptı. Atatürk mektubu okuyamıyor ama Ali Fuat Cebesoy konuyu kendisine iletiyor. Atatürk, Fevzi Çakmak’ın küstürülmeden konuya çözüm bulunmasını istiyor. Sonrasına da ömrü yetmiyor. Nazım da haksız yere yıllarca hapis yatıyor.

Nazım kendisinden korkulduğu için olağanüstü mahkemeler kurdurularak suçlanmış, mahkûm edilmiştir. Hem de bir değil iki askeri mahkemede yargılanmıştır.

İşler biraz karışınca kararın düzeltilmesini isteyenler çıkmıştır.

Dayısı Ali Fuat Cebesoy, Kütahya Milletvekili Sadri Erdem kararı düzeltmek için Meclis Komisyonuna bir dilekçe vermeyi düşünürler. Hazırladıkları Dilekçeyi Meclis Başkanı’na verecekleri zaman Meclis Başkanı Kâzım Karabekir Paşa;

“Önce bir de Mareşal’e sorun, bakalım ne diyecekler” der. Bunun üzerine Fevzi Çakmak’a gidilir. Mareşal onları dinledikten sonra şöyle der;

“Vallahi siz Meclissiniz. Dilediğiniz şeyi yapabilirsiniz. Kanun düzeltebilirsiniz, hatta af bile edebilirsiniz. Ancak bütün bunları yaptıktan sonra Nazım’ı hapisten çıkaramazsınız. Hapishaneden size Nazım’ın ölüsünü teslim ederler.”

Nazım 1950’den sonra hapishaneden çıktıktan sonra öldürme girişimi ve ölüm korkusu canlı tutulduğu için yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştır.

Nazım’ın dehası tartışılmazdır. Dünya kabul etmiştir. Fevzi Çakmak’ın da dehası ortadır. Çakmak’ın iki girişimi vardır; biri Çakmak hattı, öteki ise Konya Antalya arasındaki demiryolunu kapatması. Bilinen bu iki girişiminin de ne kadar yanlış olduğunu tarih göstermiştir. Tekrar tartışmanın manası yoktur.

Fevzi Çakmak'ın kaprisi yüzünden Nazım çeyrek yüzyıl hapse mahkûm olmuştur. Ve yine onun yüzünden ölüm tehdidi yaşamıştır.

Bugünse anılması engellenmiştir. Aynı zihniyetin ürünü olan bu insanlardan ne beklenirdi ki.

Kemalizm’in içini boşaltanlarda bunlar değil midir?

Wilson ilkelerinin savunucusu bu gurup ve onların mirasçıları sözde Kemalizm’i savunarak yıllarca bu ilkelerin ardından yürümüşlerdir.

Akıncıların yolunu açanlar da, bugün ki güce ulaşmalarını sağlayanlar da. (Yani AKP’nin)

Hatta Gezmişlerin yolunu tıkayanlar da.

Bu zihniyetlerdi.

Bu yüzden ben şaşırmadım tam da onlardan beklenen bir davranış.

Nazım Hikmet’in de içini boşaltıp, onun arkasına sığınıp şov yapıyorlar. Sonrada etkinlik yapanlara durun diyorlar.

Çünkü yine korkuyorlar. Dün korktukları gibi.

1940- 1950 polis rejimini de yaratanlar bunlar değillermiş gibi.

Hayata yeni atılan gençleri o rejimde fişleyenler de bunlardı.

Masumu oynamak için masum olmak gerekli. Tarih hiçte masum olmadıklarını belgelerken bugün aynı zihniyeti sürdürerek masummuş gibi durmakta ancak üzerlerinde iki beden büyük durur. Şimdi durduğu gibi.

Kaynaklar: Mehmet Kemal Kitapları

TBMM arşivleri

oyatekin@gmail.com

Copyright © yurthaber.mynet.com İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir.

MYNET A.Ş. kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. www.yurthaber.mynet.com kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir.



TAKİP ET
MOBİL'DE MYNET
Türkiye'nin en çok ziyaret edilen yurt ve yerel haberler sitesi mynet haber'de, son dakika yurt haberleri ve en güncel yerel haber sizlerle.
İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir